
ABD Başkanı Donald Trump, 20 Ocak'ta göreve gelmesinden sonra daha önceden uygulayacağını söylediği ek gümrük tarifelerini yürürlüğe koydu.
Kanada ve Meksika'dan ithal edilen mallara yüzde 25 tarife getiren Trump yönetimi, aynı anda Çin'den ithal edilen mallara da yüzde 10 tarifeye ek yüzde 10 tarife uygulamasını yürürlüğe soktu.
Uzun zamandır 2 Nisan'ı işaret eden Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen etkinlikte, diğer ülkelere karşılıklı tarifelerin uygulanmasını öngören kararnameyi imzaladı.
Kararname kapsamında, ABD'nin birçok ticaret partnerinden ithal edilen mallara yüzde 10 ila yüzde 50 arasında değişen oranlarda tarife uygulanmaya başlandı.
YÜZDE 34 EK VERGİ
Bu ülkeler arasında yer alan Çin'e yüzde 34 ek tarife uygulanacağı açıklandı.
ABD'nin Çin'e uyguladığı gümrük vergisini artırması ticaret savaşlarının derinleşebileceği ve küresel ticaretin sekteye uğrayabileceği kaygılarını artırıyor.
Çin Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Çin'in karara karşı olduğu ve kendi haklarını ve çıkarlarını korumak için karşı tedbirler alacağı belirtildi.
Açıklamada, "Bu, tipik bir tek taraflı zorbalık uygulamasıdır. Bu, yalnızca ABD'nin kendi çıkarlarına zarar vermekle kalmayacak, aynı zamanda küresel ekonomik kalkınmayı ve tedarik zinciri istikrarını da tehlikeye atacak" ifadesi kullanıldı.
ABD'nin Çin'e yönelik tarifeleri artırması ve Çin'in buna olası misillemleri, küresel piyasalarda belirsizlik yaratıyor. Özellikle teknoloji, otomotiv ve sanayi sektörleri bu ticari gerilimden doğrudan etkileniyor.
ÇİN İHRACATINDA YAVAŞLAMA BEKLENTİSİ
Yeni yılda Trump'ın göreve başlaması ve gümrük tarifelerinde yaptığı ilk artışların Çin'in dış satımını etkilediği gözlenmişti.
Çin'in ABD'ye ihracatı Aralık 2024'te yıllık bazda yüzde 15,6 artarken, 2025'in ilk 2 ayında yüzde 2,3 yükseldi.
Öte yandan Çin'in ithalatı da ilk 2 ayda yıllık bazda yüzde 8,4 azalarak 369,43 milyar dolar oldu. İthalatta Temmuz 2023'ten bu yana en sert düşüş görüldü.
Ülkenin dış ticaret fazlası ilk 2 ayda 170,5 milyar dolar olarak hesaplandı.
'KAZANANI OLMAYAN MÜCADELE'
Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çin Ticaret Derneği Başkanı Barış Ariç, küresel piyasalardaki genel beklentinin, bu tür hamlelerin ticaret dengesini düzeltmek yerine daha da bozacağı yönünde olduğunu söyledi.
Ariç, benzer tarifelerin 2018-2019 yıllarında da uygulanmış ve Çin'in misillemesiyle ticaret savaşının başladığını anımsatarak, şunları kaydetti:
"Sonraki yıllarda yapılan analizler, bu politikaların ABD-Çin ticaret hacmini daralttığını ancak ticaret açığını kalıcı olarak kapatmadığını ortaya koydu. ABD'nin Çin'den ithalatı ve Çin'in ABD'ye ihracatı benzer oranlarda düştü ancak ticaret dengesi değişmedi. Özellikle tarım, teknoloji ve sanayi sektörleri bu süreçten büyük ölçüde etkilendi. Örneğin, ABD'nin Çin'e soya fasulyesi ihracatı ciddi oranda azaldı ve Çin alternatif tedarikçilere yöneldi.
Aynı şekilde, Çinli üreticiler de ABD'den ithalatlarını düşürerek farklı pazarlara yöneldi. Bu tablo göz önüne alındığında, Trump'ın benzer bir tarife politikası izlemesi, ticaret hacmini yeniden daraltacağı ancak ticaret açığında anlamlı bir düzelme sağlanamayacağı öngörülüyor. Yani aslında iki tarafın ekonomik çıkarlarına hizmet etmiyor. Daha önce yaşanan sonuçlar, bu tür küresel oyuncular arasındaki ticaret savaşlarının iki taraf için de kazananı olmayan bir mücadeleye dönüşebileceğini gösteriyor."
'ÇİN'İN KARŞILIK VERMESİ KAÇINILMAZ'
Ariç, Çin'in uzun süredir ABD'nin tarife hamlelerine karşı hazırlık yaptığını belirtti.
Bunun en belirgin göstergesinin Avrupa Birliği (AB), Güney Asya ve Afrika gibi alternatif pazarlara yönelerek ihracatını çeşitlendirmesi olduğuna vurgu yapan Ariç, "Trump yönetiminin önceki yüzde 20'lik ek gümrük vergisine ek olarak 2 Nisan'da duyurduğu yüzde 34'lük yeni vergiyle toplamda yüzde 54'lük bir tarife artışı gerçekleşti. Çin'in bu sert hamleye karşılık vermesi kaçınılmaz. Önceki misillemeler göz önüne alındığında, Çin'in ABD'nin tarım, makine ve otomotiv sektörlerini hedef alması bekleniyor. Ayrıca, teknoloji, petrol ve doğal gaz alanlarında da tarife artışları getirebilir. Küresel piyasalarda ise bu gerilim, tedarik zincirlerini sarsarak ülkeleri alternatif üretici ve müşteri arayışına itebilir. Artan tarifeler, bazı ülkelerde stagflasyon riskini yükseltirken, enflasyonla mücadele eden ekonomiler için de yeni bir tehdit oluşturuyor" diye konuştu.
Ariç, ABD'nin Çin'e uyguladığı yeni tarifelerin ve Çin'in buna karşı yapacağı hamlelerin küresel ticarette belirsizliği artırdığını dile getirdi.
Piyasaların bu şekilde belirsizlik içinde olduğu her dönem yatırımcı güveninin azaldığına işaret eden Ariç, sözlerini şöyle sonlandırdı:
"Bu anlamda güven ortamının yeniden tesis edilmesi zaman alacak. Bu sebeple küresel ölçekte kısa vadede yatırımlarda düşüş bekleniyor. Ekonomik olarak dünya lideri iki gücün savaşından haliyle dünya ekonomisi de etkilenecek. İlk etapta ekonomik büyümede bir düşüş beklenmese de yavaşlama bekleniyor. Eğer bu gerilim artmaya devam ederse o zaman ekonomik büyüme baskı altına giriyor diyebiliriz."